SÜRDÜRÜLEBİLİR İHRACAT – HÜSEYİN YILMAZ

Temmuz 2, 20210

SÜRDÜRÜLEBİLİR İHRACAT

Dünya hızla değişiyor. Değişen dünyaya ayak uydurmak o kadar zor olmaya başladı ki bazen bir yeniliği hazmetmeden ve alışmadan yeni bir düzen yerini almış oluyor. Bu hız hayatımızın her evresinde yaşantımızın her bölümünde bu şekilde gerçekleşmekte.

Bu değişim ve gelişim aynı zamanda ticaret, üretim ve uluslararası ilişkilerde de aynı şekilde cereyan etmektedir. Dünya eskisi kadar büyük, mesafeler eskisi kadar uzak değil. Dünyanın bir noktasında gerçekleşen bir olay, yenilik aynı anda dünyanın diğer noktasında anında karşılık buluyor.

Bu gelişim ve değişim uluslararası ilişkiler ve global ticareti de aynı şekilde gelişmeye ve değişmeye zorluyor. Dünyanın herhangi bir noktasından ürün almak, satmak çok kolay ve hızlı artık. Uluslararası ticaret yapan firmalar buradaki konumlarını korumak ve müşteri portföylerini ellerinde tutmak adına türlü yollar denemekte. Tamda burada sürdürülebilir ilişkilerin ve sürdürülebilir ihracatın önemi ortaya çıkmakta. Sürdürülebilir ihracat ülkelerin en büyük hedefleri haline gelmiştir. Bu durum tabi ki bizim ülkemiz için de geçerli bir durumdur.

Sürdürülebilir ihracat için ne yapılmalı ve biz Apaydın Grup şirketleri olarak ne yapıyoruz?

İhracatın sürdürülebilir hale getirmenin türlü yolları vardır. Reklam, promosyon, kaliteli ve hızlı servis vs. Bu konuda ciltler dolusu kitaplar dahi yazılmıştır. Biz bu konuda ne yapıyoruz buna değinmeden edemeyeceğim. Apaydın Grup şirketleri olarak bu konuda çok başarılı olduğumuzu ve ilerleyen zamanda çok daha başarılı olacağımızı düşündüğümüz bu konudaki en büyük tezimiz ve uygulamamız “YETERLİ KALİTE, KABUL EDİLEBİLİR FİYAT’’. Burada bir konunun altını özellikle çizmek istiyorum. Yeterli kalite kesinlikle iyi kalite anlamına gelmektedir. Burada vasat anlamının çıkarılmasını kesinlikle istemeyiz. Nitekim devamındaki açıklamalarımızda bunu daha ayrıntılı izah edeceğiz.

Peki nedir bu tezin anlamı?

Değişen dünya ile insanların algıları, davranışları, zevkleri, beğenileri de değişmektedir. Mesela moda diye bir şey icat edilerek insanların kullandıkları çoğu eşyayı kısa sürede değiştirmeye zorlayan bir sistem oluşturulmuştur. Görsel medya ve reklamlar kullanılarak insanlara evlerindeki mobilya vb. eşyaları devamlı değiştirmeleri gizli yöntemlerle telkin edilmiş ve bu konuda başarılı olunmuştur. Bir misal vermek gerekirse günümüzde mobilya değiştirme hızı 6 yıla düşmüştür. Bunun anlamı aileler evlerindeki mobilyaları azami 6 yılda bir yenilemektedir. Bu durumda 50 yıl dayanacak mobilya üretmek artık hem karlı olmayacak hem de rekabetin en üst seviyede olduğu günümüzde başarıyı ve devamlılığı sağlamayacaktır. Burada yapılması gereken 10-15 yıl dayanacak mobilya üretmektedir. Teknolojik eskime de buna verilecek en iyi örnek olacaktır. Aldığınız bir teknolojik ürün çok kısa sürede demode ve fonksiyonlarını yitirmiş olmaktadır. Burada 50 yıl dayanacak cep telefonu üretmek mantıklı olmayacaktır. Teknolojik ömrünü tamamlayacak kalitede bir tasarım ve kasaya sahip olması yeteli olacaktır. Yeterli kalite dediğimiz olgu budur. Bu algıyı en iyi maliyette üretip an makul fiyatta sattığımız zaman bu işin devamlılığı kendiliğinden sağlanacaktır. Burada kabul edilebilir fiyat kısmına da değinmekte fayda var. Şunu unutmamak gerekiyor. Her zaman bir işi daha ucuz yapacağını ve bir ürünü daha ucuz üreteceğini söyleyen insanlar olacaktır. Burada önemli olan kabul edilebilir kaliteyi kabul edilebilir fiyatta piyasaya sunmaktır.

Bugün Türkiye’nin dünya ülkeleri nazarındaki konumu tamda buna benzer bir yerdedir. Çin’deki bazı firmalar belki dünyanın en kaliteli ürününü üretebilir ama ülkenin genel algısı düşük kalitede ürün üretmesidir. Almanya – İtalya içinde bunun tam tersi söylenebilir. Burada üzerinde durduğumuz şey ülkenin genel manadaki algısı. Türkiye burada tamda bizim uyguladığımız “YETERLİ KALİTE, KABUL EDİLEBİLİR FİYAT’’ tezini bilinçli ya da bilmeden edinmiştir. Bu avantajı ülkemizdeki bütün ihracat yapan firmalar olarak çok iyi değerlendirip ülkemize pozitif katkı sağlamaya devam etmeliyiz.

Sürdürülebilir ihracatın sağlanması için birçok algıyı uygulamak ve yönetmek zorundayız. Ancak bazı durumlar var ki bunlar ihracatta sürdürülebilir olmanın olmazsa olmazlarıdır.

1:) Hız ( Hızlı üretim, hızlı sevkiyat, hızlı servis)

2:) Güvenilir olmak

3:) Güncel kalabilmek ve daima güncelliği kendi bünyesinde uygulayabilmek.

4:) Profesyonel ekip.

Bunları sağlarken sürdürülebilir olmak için diğer durumları ister istemez uygulamak ve bünyemize katmak zorunda kalacağımız için onları burada yazma ihtiyacı hissetmedik.

Şunu unutmamak gerekir. İhracat ülkemiz için bir takım oyunudur. İhracat yapan herkes bu takımın bir parçasıdır. Yapacağımız olumlu her katkı bu takıma pozitif etki edecek ve yapacağımız her türlü olumsuz durum bu takıma negatif edecek sonuç olarak ya takım olarak kazanacağız ya da takım olarak kaybedeceğiz. Bu oyunun uzun vadedeki galibi Türkiye olacaktır. Buna inancımız tam ve bunun gerçekleşmesine desteğimiz sonsuzdur.

Yurum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Geri
WhatsApp
Eposta
Beni Ara

    Telefon Numaranızı gönderin sizi hemen arayalım.